çünkü diyor kalkıp: "hiçbir ölü gömüldüğü yere sığmaz." ölümle yalnız kemikler sınanmaz. duası insanın, gecesi insanın, yediği insanın, sevdiği, çorbaya attığı her kaşıkta insan bir ölüyü de sallandırır. ölüler biriktirir kalbinde insan, gülüşler, içli bir ağıt. yaşamak, henüz ölmemişlerin şarkısıdır. henüz ölemeyenlerin dedikodusu. kulakta ani bir uğultu dediğin, sendeki ölülerin bir başka dostuna gidişinin sesidir. neden kulaktan çıksın bir ölü, koca cüssemde sendelemeden, harcıraha muhtaç olmadan, yoğarmadan saçlarını çıkacak yok muydu başka bir yeri diyenlerin kulağı, hangi şarkıya dedikodunun eşlik ettiğini bilmekten haindirler. mahlelerde sürüdüm ayaklarımı, ölüydü balkonu halamın çünkü artık başka perdeler çekilmişti camlara. sırtımı bir bulutun en ücra köşesine dayadım. seyrettim düşen damlaları. ölüler bir kalbin, en ağır sabah uykuları. ölüler işte bir ağacın dalları, ölüler işte bir adamın sakalları, ölüler işte, ölüler emekli, ölüler bir boya kutusu kadar, ölüler ...