Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Haziran, 2022 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Yol bitti diye niye bitsin yolculuk?

İlk düşüşün değil bu Mansûr. Kalbinin ilk kez un ufak edilişi değil. Canının bilmem kaçıncı yanışı, gözünün bilmem kaçıncı akışı değil. İnsan acısından küçük. İnsan, çığlığından kısık, insan gözyaşından susuz, insan gülüşünden mutsuz... ve insan Mansûr, buldum dediği her şeyi kaybetmekle meşhur. Umduklarına nail olamamakla. Bildiklerinden emin olamamakla, bütününe kapıldığı şeylere yarım olamamakla, bir şarkıya söz olamamakla, bir nefese hava olamamakla, bir ruha beden olamamakla meşhur. Kayıp gezginlerin uğrak şehri olmakla meşhur insan. Çoğu zaman kendini yitirdiği çöllere kum olamamakla. İnsan bir olamamaklar türküsü. Kapanmayan yaralar ansiklopedisi. Onarılmayan bozuklar destesi.  Karaya yas tutmaktan denize yelken açamayanların toplamı. Düne ağlamaktan bugüne gülemeyen, kuşların gagasına sakladığı yarınlar kadar korkak. Kalmanın sancısındansa, gitmenin şifasına kapılan, arafta bir hüzünlenip bir neşelenen hasta. Çünkü Mansûr, insan dediğin, bütün köşeleri tutulmuş bir dünyada ...

Eksik-Kesik

musa da öyle yapardı. kızdım mı bir insana ben, şakası yok. içimde konuşan buzağıyı öttürürüm diye bir kaygım yok. altına remz olan soylu avurtların kollarına astıkları yarınlarla gözlerimin arasında bir bağ yok. musa da öyle yapardı. ben de öyle yapalım di. sesini kes, yüzünü ez, rüzgâr es. lafı dilinde dondurma da anlat. kıvırmadan alnını, sürtmeden boynunu söyle. kesecek misin sen bu? musa da öyle yapardı. ben bir sokak tartısına çıkınca elimin tersiyle attığım bozukluklara bakan adamın yüzünü aklıma getirmez önüne boca ederdim bütün birikimimi kirliydi ellerim, bir fiskeyle yere düşürürüm garipceyizi diye  melekler şahit olsun dinime imanıma düşünmedim. ben elimi cebime sokunca kirlenirdi ellerim simsiyah du. musa da öyle yapardı. ben tumturaklı cümleler kurardım insanların hüznüne dair okyanuslar aşsın da kavuşsun diye iki sevdalı yürek elimdeki hüznü aralarına serper bir takım dualar eder bazı hergelelerin artığı izmaritleri küllenmesin aşkları diye avuçlarımda biriktirir tam...

Nefes

*Bir sağ kulak çınlaması. Şu sıralar çokça oluyor. *Hep aynı insanlar. Hep aynı midemi bulandıran küçük dertleri. *Anlaşılmadan ölürüm diye bir korkum yok. Hem niye anlasın insanlar birbirlerini? *Adını anmaya değmez bir yazar, büyük teklifler adı altında üç şey sıralıyor. Sonuncusu merhametli olmak... Öğütlediği şey bu! Sanki o ana kadar kimse kimseye bu tavsiyede bulunmamış da beypaşam söylediği için bir anda herkes merhametin asil ve cömert fedaileri olacakmış gibi... *Bir gün kimsenin yan bakışına maruz kalmadan, senden hiç beklemezdim zılgıtlarını yemekten korkmadan Hakan Günday romanlarındaki karakterler gibi küfretmek istiyorum. Evet tam olarak istediğimden emin olduğum şeylerden biri budur.  *Bir şezlongun sırtımı sızlattığı ve benim üstünde sızmak zorunda kaldığım gün, tattığım o duygu her ne idiyse hayat boyu bırakmadı yakamı. Sırtım hep sızlıyor. *Süslü laflar yazıp insanları oyalamak, duygularıyla oynamak kolay. Ne edebiyat ne de sanat bu. Düpedüz dolandırıcılık.  ...

Nefes

 Bu yazıyı yazarken hayatımda gördüğüm en berbat dördüncü hocanın dersindeyim. Önümde bilgisayar açık (makaleleri bilgisayardan açmalıymışım deyu). Bir cümle kaç saniyede kurulur? Bunun cevabı bu kişi dinlenmeden verilmemeli. Ayaklarım fakülteye varmıyor çarşamba günleri. İki saat on beş dakikalık ders belki on saate bedelmiş gibi geliyor bana. İnşaat işçisinin on saat çalışmasıyla sahilde güneşlenen, denizin dalgaları şırıl şırıl kulağına gelen birinin on saati aynı mıdır? Ben bu derste o inşaat işçisiyim. Attila İlhan'ın "Cinayet Saati" isimli şiirini konuşuyor hoca. Karşısında ben hiç yokmuşum gibi. Oysa odada bir o bir benim. Tek öğrenciyim. Bilgisayardan öylece okuyor. Aheste aheste kuruyor cümlelerini.  1952 diyor. Adnan Menderes diyor, İkinci Yeni şiirinin öncüsüdür de derler diyor Attila İlhan için. Bilgisayardaki word dosyasından okumaya devam ediyor. Balıkçı Türküsü ilk şiiriymiş Attila İlhan'ın. Lise yıllarında şiir yazmaya başlamış. 2005'te vefat etmiş...