Hiç dostum olmadan öleceğim sanırım.
Son on gündür hiçbir şey yapmadım desem yeridir. Biraz kitap okudum mecbur.
İşsizlikten kıvranıyorum. Hayallerimi yaşayan arkadaşlarımın hayatlarını bir işkence çekiyormuş gibi anlatmalarından midem bulanıyor. Bir aylık inzivaya çekildim. Bir süre telefonlarına çıkmayacağım.
Kaderimin erkana benzemesi hayattaki en büyük korkum. Bir de annemin yaşlanınca cumadan cumaya çıktığım evden camiye doğru giderken ara sokakta hemen her zaman gördüğüm kaldırımda yaşamaya mahkum edilen yaşlı kadın gibi sahipsiz kalması...
Yitirmediğim hiçbir şey kalmadı. Gözyaşıma kadar yitirdim. İnsan bazen günlüklerine mutlu anılarını da kaydetmeli. Bir tane bile yok.
Bir dönem yadırgadığım insanların hayatına sahip olmak için bile her şeyi vermeye razıyım.
Şiir, edebiyat, sinema hepsi anlamını yitirmeye başlıyor iyiden iyiye.
Nietzsche'nin atın boynuna sarıldığı yere gelmeme kaç adım kaldı?
İnsan bir konu hakkında bilgisi ne kadar azsa o konuyu o kadar abartıyor. Hayranlık duyduğum bütün adamlar artık el pençe divan karşılarında duracağım kimseler olmaktan çıktı. Belki eski günlerin hatrına elimi omuzlarına atmaktan çekinmeyeceğim arkadaşlarım oldular.
Yorumlar
Yorum Gönder