Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2023 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Mansûrnâme (Dağınıklık)

Yazdığım bütün harfler; sana varan yollara dair bir levhaya hasretin çocukları Mânsûr. Yetişmekten hiçbir pay alamayan cılız çizgiler. Olanların acısını çekmeyle olmayanların acısını çekmek arasındaki farkın neliğini düşündüğünü görüyorum. Bu kadim bir mesele. At bir kenara. To be or not to be. Ben ki gül bahçesi sanıp bataklıklar suladım yıllarca, şimdi bütün çiçekler küs bana. Hata yaptığımı söyleyip bin  bir af dilediysem de "Solduk bir kere ve bütün renklerimizden ayrı düştük." dediler. Haklı küskünlüklerden af ne mümkün Mânsûr? Celâleddin'i anladığım yerdeyim. Mesele Şems değildi. Meselem sen değilsin. Sana doğru yürürken tanıklık ettiklerim. Aynada gördüğümün ben olmadığını öğrenişim. Susuzluğumu giderenin su olmayışı. Neydiyse hakikat diye sunulan, hezeyan oluşu. Susulanların konuşulanlardan daha fazla kulaklarıma değişi. Artık anlatmam dediğim ne varsa, dilimin ihanet edişi. BAK GÖĞSÜMDE SICAK BİR NEFES HİSSETTİM.  DEMEK DOĞRU YOLDAYIM. Bir şeyi yıllarca aradın ar...

Nefes

 Şubat ayından bu yana "Nefes"e hiçbir şey yazmamışım. Beş ay. Bu beş ay kendi hayatımı unuttum. Öğrencilerimin hayatını yaşadım. Onların gurbeti, onların parasızlığı, onların aşkları, onların özlemleri, onların hayata karşı tuttukları yer... derken yitip gittim. Şimdi fark ediyorum kendimi ıskaladığımı. Hepi topu bir ay sonra hatırlanmayacak bir öğretmen... İşte payıma düşen şöhret. Doktora yeterliliği rezil olarak geçtim. Aylardır okuduğum kitap sayfası 500 eder mi bilmem. Salı günü İstanbul'a bilet aldım. Annem çok yalnız kaldı. Mümkünse biraz dinlenmek istiyorum. Saçlarım nasıl beyazladı. Lisans döneminde de böyle olurdu. İstanbul'a gider siyahlatır öyle dönerdim Samsun'a. İnşallah bu gidişimde de siyahlaşır. Beyazı sevmediğimden değil, hiç yaşamadan yaşlanmış olmak bana dert olur. Çocukken balkondan düşmek üzere olan halıyı tuttuğumu anlattım anneme bugün telefonda konuşurken. O halı gibi baktım çevreme hep. Hep kurtarılması gereken birileri var çevremde de b...

Ömer haklıydı hazret olmakta.

 Annemden biliyorum neden Titanik'in ışıklı resmini taşıdım hep gözümün üstünde  oysa evden çıkmaya korkan çilli yüzlü bir çocuktum (silindi sonraları, yerini bitmeyen bir mahcubiyet rengi aldı) Şüphelerimdir ki benimdir nice içimi kemirendir Bu arada baştan söyleyeyim Ömer haklıydı hazret olmakta. ben şiir yazmak değil de belki Ömer sen gibi yüz sürmeliydim toprağa ki Allah beni affetsin. bir karış bile yer vermemeliydim gönül toprağımdan savaşmayı bilseydim Ömer, hiçbir insana gelip de sömürge bayrağı diktirir miydim en kılcal damarlarımın çeperinde? Kim ister panoptikon bir mahalde namaz kılmayı Bilirsin ya kaldıysa bana Ali'den sade yalnızlık kaldı. Oysa biraz kalabalığa çıksaydım hazır herkes biraz yük taşıyor diye rahatlayıp İngilizce çalışmazdım. Mosquito (sinek) Mosque (Sinekli yer) Camii değil. Anlasana be adam hakaret ediyorlar inancına demek bana farz olmazdı. Nereleri feth ederdim kalbimdeki şu coşkuyla biliyor musun Ömer? Hangi devletleri yönetir, hangi kült filml...

Nefes

 Kinyas ve Kayra'da Günday karakterlerden hangisiydi hatırlamıyorum. Sık sık "Hiçbir şey yok. Hiçbir şey yok. Hiçbir şey yok." dedirtir. Hiçbir şey yok telkiniyle bitecek dertlerim yok. Güç bela bulduğum işte hem bu ay hem de gelecek aylarda asgari ücretin çok çok altında bir maaş alacağım. Kadroluların 2 katından fazla çalışsan bile onların aldıkları maaşın ancak yarısını alabiliyorsun. Yok biliyorum bu sistemde adalet. İstanbul'daki apartmanın kolonlar gidik. Ne olacağı meçhul. Para lazım. Çok para. Yemeden içmeden kesebiliyorum ancak. Dedemin durumu çok ağır. Kanser artık bütün vücudunu ele geçirmiş. Bir deri, bir kemik, damarlar karnında toplanmış.  Boğuluyorum. Herkese her şeye YABANCIlaştım. Uyku desen yok say gitsin. Yemin ederim buna. Yemin ederim yıllardır rahatlık nedir bilmiyorum. Nefret etmenin de bir ibadet olduğunu biliyorum artık. bütün duygularla gerçekleştirilen eylemler gibi. Tezer... Güzel kadın, Yaşamın Ucuna Yolculuk'tu seninkisi. Bense yaşamı...

Nefes

 Demin bir kitabın okuduğum bölümünü tekrar okumamak için işaretledim. Tükenmez kalemle. İşareti koyarken canım yandı. Kitaplara canlı gözüyle bakmaya başlamışım. Can dostlarım.

SİLGİ VE İZ

  SİLGİ VE İZ                                                                                                           Silgi, tarih boyunca birçok formda karşımıza çıkmıştır. Uzun yıllar ekmeğin beyaz (iç) kısmı kullanılırken bugün kauçuğun kullanılması silginin zaman zaman birbirinden tamamen bağımsız ham maddelerle yapıldığını gösterir.   Formu ve bu formu elde etmek için kullanılan madde her ne kadar tarihi süreç içerisinde farklılaşsa da amacı daima bir işlevi yerine getirmektir. Bu amaç, açığa çıkmı...