İnandı yıldızlara
Herkesin başına gelen onun da geldi.
Tüfeğinin namlusu buz tutmuş
kaburgaları sayılan o gürbüz;
delikanlı, ağzı küfürlü bir askerdi.
Uzaktan saydı bütün mızrakları
Mavilikten çekip çıkardı.
yosma bakışlardan, kara kıştan
alkıştan, kargıştan kara kıştan
delikanlı, yüzü donmuş bir çınardı.
Başını kanla örtmüş
Kulakları donmuş duyduklarının ağırlığından İki yıldız kaymış ve ölmüş
Kalbi durmuş yaşamanın sağırlığından
delikanlı, göğe çıplak gözle bakardı.
Ko, başını ko, şimdi
Kırmızıya gelmezdi onun sevmeleri
Du, bakalım, du şimdi
Yaşamadı yaş aldı.
Hayat hep tek yapraklı iklimdi.
delikanlı, takvimi dişleriyle sıkardı. Ah anne ne kadar aptaldı
atın boynuna sarılıp delirmeyenler
Bazen dile ve bazen gönle gerek kalmaz
Emeğin, sessiz duâsı vardı delikanlı, karanlığa hapsolmuş
yarım elma bir ihtiyardı. bunu bilmeden önce.
delirmeden önce.
vatozlar kanat çırpan kuşlarıydı denizlerin
bunu da bilirdi
delirmeden önce. delikanlı küs olduğu göğe
bir bakış atar öyle yatardı.
şimdi, barışık kuma gömdüğü saçlarıyla
şimdi, barışık tırnağına yazdığı çiçeklerle
şimdi, yarası yansır gözlüğüne
delikanlı, göğe kocaman adımlar atardı
yan yatmış evlerin tekerlekleri kırılmadan önce.
Yorumlar
Yorum Gönder