Islak.Kocaman.Gözler.
Umarsız bir piç olmadığını göster onlara.
Günün hangi vakti dallarına su taşıyorsa kökler,
sen de o vakitler
bir nutuk çek sağırlara.
Islak.Kocaman.Gözler.
Ölü bir cüsse bırak toprağa.
Bırak seni o emzirsin.
Islak.Kocaman.Gözler.
Bir ıslık çıksın dudaklarından,
Bütün bu olup bitenlere küfreden bir ıslık.
Bir bodrum katında yaşa artık.
Gömüleceğin toprağın bile altında olsun.
Islak.Kocaman.Gözler.
Bu günün sabahında değil belki.
Fakat akşamında unutulursun.
Kimliğin, ayakkabın ve cüzdanın.
Devir teslim törenleri
Kanlı dosyalar
Haram paran, hayallerin.
Bir duruşma esnasında çığlık atan kadınlar.
Anlamı olmayan bütün şiirler unutulsun.
Islak.Kocaman.Gözler.
Kan yağınca toprağa
Bir hiç uğruna öldüğünü göster onlara
Top,tüfek,mermi,barut.
Umut.
Bir piçin som altından pişirilmiş ekmeği.
Yut onu. Unut onu. Yitir onu.
Islak.Kocaman.Gözler.
Bir merhabaya sığdıramadığın ne varsa,
Elvedaya sığdır onları.
Bu yolun başında değil belki.
Fakat sonunda kaybolursun.
Islak.Kocaman.Gözler.
İnsanın bitip tükenmek bilmeyen harcadıkça çoğalan bir yalnızlığının olduğunu çok küçükken fark ettim. Kızarmayan nice surata bakmak durumunda kalıyor insan, yalnız kalmanın korkusuyla. Sağım solum önüm arkam YALNIZLIK. Bu sebeple gözümü yumduğum bütün saklambaç oyunlarında elma dersem çıkacak olanla armut dersem çıkmayacak olanın aynı şey olduğunu bildiğimden yumulu gözlerimi hiç açmak istemezdim. Bütün oyunlar etrafımda kendilerini saklayan insanların hiç gün yüzüne çıkmamalarıyla son bulurdu. Eh ben de zor açardım gözlerimi. Onca yumduktan sonra... Bir yâr eli tuttuğunda bitecek dertlerinin olduğu vehmine sıkı sıkı sarılıyor insan. Oysa bir gün sıkı sıkıya sarıldığın her şeyi bıraktığında kendi ellerinle neler yapabileceğini de anlıyorsun. Bir gün İsmet Özel'le baş başa konuşuyorduk. "Otuzumdayım ve çok zor dayanıyorum. Siz sekseninize geldiniz, bana bir şeyler söyleyin, nasıl dayandınız?" dedim ağlamaklı, yalvarırcasına. "Belki de ben şanslıydım. Şiir vardı....
Yorumlar
Yorum Gönder