söylemesi kolay.
nasıl öpeyim isa hainimi dudağından?
hıçkırmaya alışmış bir gırtlağa, savaş çığlıklarını nasıl attırabilir insan?
söylemesi kolay.
duygularımı çarmıha ısmarladım.
tek panayırlık küfür, tek satışlı iman,
göğsümü hiçbir olukta aklansın diye bırakıp da kaçmadım, kaçmam.
hince eleyip sirk dokudular,
on emre kulak tıkadı, her bir metni tersten okudular.
bardaklarda yıkanıp, kirliliğe doydular.
neyse. duvarım sağlam gözyaşımla değil eğri sırtımla barışık.
kipa takan kimse gider kuyruğuna yapışık,
tıpış tepiş, keşişlerin aşk acısıyla dalga geçer.
parmakları yamuk şair, en işkencelisinden söz ısmarla duygularımıza,
halkça aramızda bizi konuşur kılacak cümleleri bul çıkar.
söğülecek kelimeleri ver bize. küsecek, barışacak, çiçekleri avuçlatacak sözler getir.
tablolarda yüz astırmak kolay.
çatık kaş çattırmakta.
lafı karnında gebeleyip durma da anlat.
boşa mı gitti bütün göz ağrılarım?
söylemesi kolay, söğmesi zaten.
gündüz hangi deliğe girdiğin belli değil.
çökük avurtlarınla öpücük bekleme boşuna.
dudaklarımı kaybedemem sevgi görmemiş yanaklarda.
öyle ya avurtlaşmış bir yanak, makas alınmamış bir yanaktan başkası olamaz.
kimse kıymamışken parmaklarına, canım dudaklarım heba mı olsun adına?
suu ya bak, suu ya bırak.
kirlen! efendine git! pataklasın seni.
ölme sakın tenha bir kuytu kûşede.
dua bilmem, eden olmaz, telef olur gidersin.
neyi ıskaladın da o buldu seni?
Yorumlar
Yorum Gönder