Mektupların başlığına takıldı gözüm.
Neden kaçıyorum? Kaçacağım yerde kaçmış olduğum yerden daha munis karşılayacak bir dünya vaadi mi ağuşunu açarak karşılayacak beni?
Hayır bunun böyle olmayacağını ben de biliyorum. Ama insanın olduğu yer olmak istediği yer değilse şâyet, kendisini nasıl ait hisseder herhangi bir yere? Zor bela kalacak bir konak yeri bulan yolcunun hâne sahibine ayıp etmemek için kıvrandığı bütün duyguların toplamıdır ruh hâlim. İnsana ızdırap veren de budur ötesi değil...
Başkalarının hikâyelerine cümleler taşımaktan kendi hikâyemde birçok sayfa boş. İşin kötüsü hangi sayfaya neler eklemem gerektiğini şimdi hatırlamıyorum. Her yazmaya kalktığımda birbirinden kopuk onca cümle yığılıyor. Ben de siliyorum.
Yorumlar
Yorum Gönder