Bugün İsmet Özel'i görmeye gittim.
Televizyonda görüp kibirli dediğimiz adamla uzaktan yakından hiçbir ilgisi yoktu.
Bir derviş gibi geldi bana. Birçok şeye vakıf olmuş bir derviş gibi.
Ses kaydını aldım uzun uzun. Damadı sildirdi. İzin almalıymışım türünden ters ters itici itici konuştu. Bir hışımla rica ettim beraber gittiğimiz Kemal Ağabey'e çıkıp gittik dernekten.
Önceleri epey dilim tutuldu. Yıllardır etkisi altında kaldığım şair karşımdaydı. Ağzımı açamadım.
Doktora semineri olarak Bir Yusuf Masalı'nı Joseph Campbell'in Kahramanın Sonsuz Yolculuğu kuramına göre çalışacağımı, yüksek lisans tezimde kendisi dahil toplam üç şairin şiirini çalıştığımı söyledim.
Bir Yusuf Masalı müsvedde olarak kalacak mı dedim?
Kalacak dedi.
Yetmişimden sonra bir daha yazmaya gücüm yetmez dedi.
Hissettiklerini dökecek kelimeler bulamadığını anladığım birkaç cümle kurdu.
Sorularım ve cevapları en az yarım saat sürdü belki. Edebiyata dair bir şeyler duymak mutlu etti sanıyorum şairi.
Dernekte İsmet Özel'in internetten dinlediği şiirlerinden etkilenen, televizyon programlarındaki İsmet Özel'in peşi sıra gittiklerini gözlemlediğim çoğunluğu yirmilerinin başında ya var ya yok gençler oluşturuyordu. Beş altısı anca kız olsun olsun yirmisi erkek demek hepi topu otuz kişi (şairin oğlu, damadı dahil) anca vardı.
Niyetim haftaya bir daha gitmek. Kraldan çok kralcıları şairin yanında da gördüm.
Görüştüğüm bütün önemli isimlerin yanında bu mutabasbıs (derdi bizim İlham Erdoğan) insanlardan vardı.
Hayli yoruldum. İsmet Özel'i de gördüm.
Artık görmeyi istediğim kimse kalmadı.
Bunun rahatlığıyla başımı yastığa koyacağım.
Yorumlar
Yorum Gönder