II.
Başlı
başına yazmak, “Ben bu hayatı yaşadım.” demenin en noktaya virgüle ihtiyaç
duymayan cümlesidir. Hislerini öldürmemenin, düşüncelerinin başka zekâların
içinde gezinip durmasını sağlamanın, insanın alıp verdiği nefes sayısınca ömrü
olsa görüşmekle üstesinden gelemeyeceği ve meramını bihakkın dile
getiremeyeceği insanlarla iletişim kurmasının en etkili yoludur.
Sözgelimi
“Yazıyorum, o hâlde varım.” diye bir cümle kurmaya ihtiyaç duymaz vakti
zamanında düşündüklerini belirli işaretlerle kayıt altına alma gayreti
göstermiş birisi. Yazıyor veya yazmış olması onun yaşadığının en büyük
delilidir.
Hayatı
Platon tarafından belirli kesitler hâlinde bile olsa kayıt altına alınmamış bir
Sokrates’e ne kadar yaşamış diyecektik? Heidegger, Sokrates için; “Doğdu,
felsefe yaptı ve öldü.” cümlesini nasıl kuracaktı?
Yazmak,
ölümsüzlük duygusunu tatmanın bir izdüşümü olarak görülebilir. Yazan kişi var
kalmaya devam etmek için ortaya (velev ki soyut kavramlarla örülü yalnızca dar
bir alanın teorisine yönelik bir üretim gerçekleştirmiş olsun) bir şeyler
koyar. Kendisinden sonra dünyaya gelenlerin daha önce bu dünyada bir insanın “Doğduğunu,
yazdığını ve öldüğünü” bilsin ister.
Yorumlar
Yorum Gönder