Buz gibi süte okunacak özlü dualar devşirdim
senin bakışlarından mülhem
yaşlanınca yüzünün benzeyeceği toprağı buldum
O toprak ki Ahasuerus dürtmeseydi dertli İsa'yı
Yahudi gezinip durmayacaktı üzerinde
Oysa ben gözlerinde, karın çiselemeden
doğruca su olarak aktığını gördüm.
Soğuk işlemezdi sana, kar işlemezdi.
Basamak ne anlama gelir hiç bilmedin ömür boyu
attığın her adımda doğruca hedefine varırdın sen
Açtığın bütün kitapların son sayfasıydı eline geçen
Başlamak, hep bir sonla mümkündü sende
bu yüzdendi belki, mezar taşlarını yastık yorgan edinmen
uyku nedir bilmeden.
Rıhtıma yanaşan bir gemi kadar ürkektin bir zamanlar
atlattığın onca badireden sonra bu durgun suda
sahili yıpratmanın korkusuyla taşıyordu yüreğin.
Hepi topu iki kalplik dünyaya sığdırdın
çaldığın bütün radyolu şarkıları
döktüğün bütün yaprakları
ağaç olarak gördün.
Cüz ve kül hep aynıydı senin nazarında.
Günah ve sevap aynıydı. İkisini de sahiplenirdin.
Bir dağı ilkin gözlerinle tırmanırdın.
Bir suya önce ellerinle dalardın.
Bir ormana evvela yüreğindi giren.
Ama yine de sen
Aşk nereden başlar hiç bilmedin.
Hayat denen vetireden bir buydu
eksik yören.
Yorumlar
Yorum Gönder