Evin kapısından içeriye girer girmez bir hol. Üstü tahta, ayakları ucuz bordo rengi ayaklarıyla bir masa. Masanın üstünde her akşam yemeğinde iletişimsizlik türküleri söyleyen bir yığın beyazlığıyla tuzluk. Çamaşır makinesinin deterjanlarının üzerinden kazınıp bir daha kullanıldığı soluk mavi duvarlar. Baca yeri hep evin annesinin göz altı torbalarının rengiyle aynı. Siyah mı desem? Acılı siyah mı? Bilmem. Varsa küfürlü bir bilgim, hayatımda gördüğüm en sahipsiz siyahlıktı. Annenin göz altı torbalarıyla rengi aynı.
Küfretmek için hiçbir ayıp sözcüğe ihtiyacım olmadı. Sustum. Walkman. İşte kulaklarıma sundukları kocaman bir dünya. Mp5, Mp4. Dünyalar. Hem de kulağımın tam ortasında. Kulağımın tam ortasına kurulmuş bir medeniyet. İmparator benim. Tüm köleler hayallerim. Ellerim. Tuşlarla aynı cüssede parmaklarım.
Yorumlar
Yorum Gönder