Buruşturulmuş bir poşet, kolsuz bir vinç operatörü, dilsiz bir şair, topal bir dağcı gibi hissettiğim bir günün ortalarındayım ve senin bilmem hangi siteden bulaşan virüsünü bilgisayarından silmek için attıracağın format öncesi hangi dosyaların önemli olup olmadığına bakınırken bulabileceğin bu word dosyasına kendime dair şu dünyada sahici bir şeyler kalsın diye yazdığım bu cümleleri bir emanet olarak sana bırakıyorum Ümmüş.
Bütün gün yatağımdan hiç çıkmamak gibi bir azaba düştüğümden beri aklımda ilk gençlik yıllarımızda arkadaşlarımızla toplanıp entelektüel üç beş satır etmemizin (tabii genelde hep ben konuşurdum) hasretini nasıl çekiyorum inanamazsın.
Bu hastane bir tımarhane evet ve siz hepiniz yani beni buraya mahkum etme irfanını gösteren modern çağ ilah ve dahi ilaheleri bu çağın Procrusteslerisiniz.
Procrustes'i araştırmaya yorulma Ümmüş.
Antik Yunan mitolojisinde Procrustes adlı bir devden bahsedilir. Yanılmıyorsam Atik Yarımadası'nda yaşayan bir devdi bu. Yatağıyla ünlüdür. Yolcuları misafir olarak ağırlama numarasıyla kandırır da gece meşhur yatağına uyumaları için götürür. Boyu yatağa uzun gelenlerin kollarını ve bacaklarını keser, kısa gelenleri mengeneyle uzatır.
Hepimiz birilerinin Procrustesleriyiz bugün. Beğenmediğimiz neleri var neleri yoksa kesip biçiyoruz. Modern dünyanın propaganda kurbanı olan kızları ve erkekleri bazen gönüllü olarak bir Procrustes yatağına yatmayı da ihmal etmiyorlar. İdeal kız(!) ve ideal erkek(!) olmak için aynı burun, aynı dudak dolgunluğu aynı kaslı kollarla gezip duruyorlar etrafta. Bilmem ne kadar da ameliyat parası cabası.
Yan ranzadaki herif bugün yanıma gelip "Ben bir muzum. Maymunum! Maymunummm!" diye yılışık yılışık ranzama yanaşınca ağzına faraş süpürgeyle vurdum. Dişi kırıldı. Kırılan dişini eline alıp; "Aaa, kabuğumu soydular." deyip ağlamaya başladı. Ne yapsaydım Ümmühan? Ben Allah'ın "Aşağılık maymunlar olun!" dediği İsrailoğulları'ndan olmamak üzere bir hayat sürdüm. Kabul mü etseydim maymunluğu? Beni germe.
Horap şiki lop. Horap şiki lop lop lop.
Nursel'in Şeyh Babam'ın öz kızı olduğunu öğrendiğimde uğradığım şaşkınlığı bir türlü üzerimden atamamıştım. İnsan, üzerinden atamadığı nice şaşkınlıkların yüküyle ağırdır. Sana bu yükümden de bahsedeceğim. Sırtlanmaya mecbur değilsin ve fakat benim kadar meşhur bir Şeyh Efendi'nin vefatından sonra bu yazdıklarımı bastırman hem seni sevmediğin bu işten kurtarmaya hem de Ali'nin güzel bir gelecek kurmasına yetecek parayı kazanman noktasında işine yarayacaktır.
Yorumlar
Yorum Gönder