Bütün gün kustum ve bunun mide bulantımla hiçbir ilgisi yok. Aynada yüzümü gördüm. Olup bitenlerin bütün sebebi kendi yüzünse şayet, tükürecek bir yüz bile bulamıyor yalnız aynaya püskürmekle kalıyorsun. Dua ettim, çokça. İnsan duayı en çok duyulmak istediğinde eder. Neyse yaşadığı, asıl duyması gerekenin duymasını ister. Tekke de hapishaneydi benim için burası da. İnsanın ötelerden gelip tekrar ötelere gideceğini şuradan anla ki BURASI ORASI değil. Gittiğin hiçbir yer aradığın yer değil. Tanıdığın hiç kimse tanımak istediğin kişi değil. Yediğin hiçbir şey yemek istediğin şey değil. BURASI ORASI değil.
Buluta bir ben yük olurum. Sırtıma aldığım yüke bile yük olmanın sancısıyla dolup taşar kalbim her seferinde. İncitmeyeyim dediğim her ne varsa "çıt" diye kırılır dokunmamla birlik. Peygamberlerin bütün mücadelelerinden bana yalnız hüzün kaldı. Oysa başkaldırıyı, iman etmeyi, muzaffer olmayı, kavmime her fırsatta tebliğ etme hassasiyetini pür dikkat yerine getirmeyi, tağutlarla cidal etmeyi, bir iki firavun devirip üç yüz beş yüz bin kişiyi kurtarmayı, Allah'ım öyle bir sancının içindeyim ki balığın karnına girmeyi bile istiyorum. Ne ki bugün olduğum ben olmayayım.
Öykü bir mektup yollamış, amcamın kızı. Japon bir bebek gibiydi yeni doğduğu demlerde gözleri o kadar çekik. Bebeğinin öldüğünden bahsetti. Dayısı da yeni vefat etmiş. İsminle müsemma bir hayatı yaşamaya başlamışsın demek isterdim ona eğer takatim olsaydı. Ne ki benim bana bile söyleyecek sözümün kalmadığı bir hayatın soluk alıp vermelerini YAŞAMAK sayıyorum.
Görüşmek isteyen üç beş gazeteci daha. Manşetlerini şimdiden tahayyül etmek güç değil. "Trajik Bir Şeyh Hikâyesi: Şeyh Mansûr", "Deli Şeyh", "Bir Velinin Son Makamı: Delilik"... yanlısı karşıtı envai çeşit kelimelerle artık okuyanı kaldıysa birilerinin üzerinde nevale yiyip içmek sadedinden aldıkları gazetelere bir iki tiraj fazlalık olsun diye beni sos niyetine kullanacaklar.
Ben bütün irademi bir başkasının eline vermenin acısını kendi irademle çatır çatır ödüyorum Ümmühan. Allah'ın "Ey akıl sahipleri!" hitabından uzağa düşmüş bir hayatın bilançosudur bana verdiğin ilaçlar. Sana boş boş bakışımdan korktuğunun farkındayım. Öyle dolu dolu baktığım günler yaşamıştım ki gözüm bugün değil görmek, değil bakmak yalnız bir iç yağı olma vasfını haiz.
Horaaaaaap şiki lop lop. Horap şiki lop lop. Ho ra p ş i kilop. Horapşikil op.
Yorumlar
Yorum Gönder