Bazı insanlar vardır, iyi ya da kötü olmaları bir yana yanlarında oldukça ruhunuzun soğurulduğunu hissedersiniz. Ne çok insan tanıdım böyle Şeyh Babam'ın huzuruna gelen. O herkesi ama herkesi dinler, dertlerine koşuşturur, kır saçları, Kazakistan'dan hediye gelen hırkası, eh bazen de bilmem kaç on yıllık siyah ceketiyle bir şeyleri kaldırıp götürürdü. Çay içip masalara boş bardaklarını bırakanların artıklarını toplar, tekkenin bulaşıklarını yıkar, biraz fazla hürmet göstermeye kalktığımda "Otur aşa!" diye kestirip atar ve bana sık sık "Ulan ne adamsın!", "Pis herif!" 'takılma'larında bulunur ve gülerdi(k).
Bir keresinde "Şeyh Babam'ın yerinde olsam şu heriflerden bir tanesini adam yerine koymam." diyesi oldum.
"O zaman da ortada bir tane bile adam kalmıyor." dedi.
Haklıydı. Kaç insanın canını cehennemden satın alsa kendi kurtuluşuna vesile saydığını en azından ben biliyordum. Canımı en çok yakan da bu bilgiydi.
Yorumlar
Yorum Gönder