"Monet'nin gözleri kör oldu. Benimkiler sende kalsın." Belki yolunu gözlediğin kuşlara rüşvet olarak sunarsın.
Canımı yakan belki de konamamışlıktır,
Konuşamamışlıktır, geç kalmışlıktır diyeceğim ama
Biliyorum bunların hiçbiri geçer akçe değil.
İçim ne kadar gürültülü. İçim ne kadar uzak. İçim ne kadar içim?
Hayır, kulağımı kesip bir fahişeye vermeyeceğim.
Acısı benden önce çekilmiş sancıların teneşirini paklamak bana düşmüyor.
Hristiyan değilim, boynumda bir günahla dolaşıp günah çıkarmak için Guatemala'ya gitmeyeceğim.
Afganistan na şurası. Bir iki kurşun yarasıyla dönmek genç ve cahil ve mutlu kanı isyan akan çocukların cennet rütbesi gibi gururla taşıdıkları bir izMİŞ.
Bir inek kesin denildiğinde akıllarına insan gelen faizci hırtoların benk benk benklerine oturup da faiz almadım. Bugün kredi kartlarımdan birini gidip kapatmalıyım.
Şeyh Babam beni bu kır saçlı, tütün dumanı bıyıklı heriflerin arasında görse, "Ver ulan rabıtalarımı geri!" derdi. Ben de ona sadece zikirleri çektiğimi ve fakat onun alnını birkerecik olsun alnıma değerken hayâl etmediğimi söylerdim. Küser miydi? Onu da makamınca o düşünsün.
Yorumlar
Yorum Gönder