Şeyh Babam'ı tanıdığım ilk gün ondan kelime-i tevhidi değil kelime-i tehditi öğrendim.
"İmanınız kimseyi tehdit etmiyorsa, inanamazsınız." demişti.
Evet, müslümanın kelime-i tevhidi dile getirmesini birileri tehdit olarak algılamalı.
"Kimdir o birileri?"nin şerhini yapmak vazifesi bana düşmese de sana bazı ipuçları vermekten yüksünmem.
Anamalcılar yani servet düşkünü modern Karunlar, faizci hırbolar, siyonist denyolar, Amerikancı, Rusçu, Çinci, İngilizci ve sair batılı uşakları, münafıklar, güvenilmez, inanılmaz, sır emanet edilmez, gıybetçi, koğucu, nemîmeci, sarıya düşkün, gözü başkalarının cebinde olan kifayetsiz muhterisler, mal üstüne mal yığan bu dünyacılar, insanların hayallerini yıkanlar, ümit verip aldatanlar, yalan söyleyenler, kıskançlar, hasetçiler, fesatçılar, nankörler, kıymet bilmezler ve daha niceleri senin imanını kendilerine bir tehdit olarak görmeliler.
Günlük rutin hastane işleri, yan ranzamdaki herif her gün bir hayvan olarak uyanıyor. Bugün orangutan olarak gözlerini açmış dünyaya. Sarıldı hademenin süpürgesine biçâre adam yalvarıp yakarsa da vermedi geri. Sopaya sarılarak oturuyor. Benden yüz bulsa hiç susmadan konuşacak. Onu ilk görür görmez anladım bu durumu da merhaba bile demedim aylardır. Geçen gün sincapmış diye çekmecemdeki fındıkları yürütüp kırt kırt yedi mala davara faydası olmayan kaçık.
Güneş gözlüğü almalısın Ümmühan. Gözlerin güneşte çok kırışıyor.
Biliyor musun ben çocukken annem bana playstation 1 almıştı Eminönü'nden. Ben senelerce o playstationla oynayan, dışarıya küs bir çocuk olarak büyümüştüm. Yazları Zonguldak Ereğli'ye kaçardım. Ereğli'nin adının bizim meşhur Herkül'den geldiğini büyüyünce öğrendim. Herakles söylene söylene Ereğli olmuş.
Bir iki futbol kulübünde de oynadım. Oynadım dediğim öyle uzun soluklu olmadı tabi. Bu tür yerlere sonradan katılan kişiler çok hoş karşılanmaz. İlk on bir zaten çoktan bellidir. Aylık verdiğin paranın hatırına defansa direk niyetine seni dikerler öyle. Akran zorbalığı, yabancı hissettirme de cabası. Hatta en laneti. Özdoğan Spor Kulübü ve Mahmutbey Spor Kulübü. Fena değildim de. Olmadı işte.
Annemin çiçeklerinin dibine tuvalete gitmeye korktuğum için işerdim. Sonra bir gün sordu garibim bu çiçekler neden soluyor diye. Ben de çabuk büyüsünler diye süt döküyorum dedim.
Üzerimde bir Cemil Meriç görememesi var bugün. Mevlana'ya atfediyorlar, Mesnevi'nin tamamını okumadım. "Dertli insan içi duman dolu odaya benzer. Onu dinlemek odada bir pencere açmaktır." diyesiymiş. Sana sadece yazıyorum Ümmühan. Düşünsene seninle bugüne kadar konuştuğumuz cümleler toplamı beş bile değildir. Sen de yalnız susarak benimle konuşabileceğini biliyorsun. Bu yazıları okurken aslında hepi topu beş cümle konuştuğun bir insanın neden sana onlarca sayfa yazdığını anlamakta zorluk çekeceğini şimdiden hissedebiliyorum. Ne yapsaydım Ümmühan?
Konuşarak anlaşılamayacağını anlayan insan, kendisini suskunluğa satıyor. Hem de çok ucuza.
Pahalı bir susuştur yalnızlığım. Bedeli çok önceden ödenmiş.
Yorumlar
Yorum Gönder