Sözlerin bazen hiçbir anlama gelmiyor,
Sırf bu sebeple bir Çinli hayat boyu kıskanmayacak ellerini.
Ben yalnız bunun için seveceğim seni.
Güneşin tenime değdiğini, kayanın tuza doyduğunu, denizin gündüz aya küstüğünü,
Annemin tam on beş yılına ağladığını, rahiplerin günah silme yeteneklerini
Yahudilerin bencilliklerini anlamayacağım.
Canımın yanışı, var olan bir şeyi daha anlamanın sıkıntısıyla eş değer.
Doruklarda durulmadan yutkunmayacağım hiçbir düzlükte, hiçbir sözlükte ne demek istemişsindir diye dolanmayacak gözlerim.
Ben yalnız bunun için seveceğim seni.
Fötr şapkanın asılmakla değil, emekliliği çağrıştırdığı vakitlerde yaşamak, bir boş ev çatırtısı kadar meşgul etmeyecek zihnimi.
Taze tenlerin tutuşturulduğu buruşuk ve bereketli yaşlılığın okuduğu selâ, yardım etmeyecek zihnimde taşıdığım küslüklere bir ad koymaya.
Hayır, yatakta çatlak bir topuğa bakıp ağladığımı hatırlayarak kıvrandığıma dair bir and içme çıkmayacak dilimden.
Hislerimi, bir başka muzdaribin koynunda buna benzer bir şey bulurum umuduyla kendime saklamayacağım.
Yazılacaksa muska, yakılacaksa bir tütsü, hepsi senin uyanır uyanmaz aldığın ilk nefes için olacak.
Armudu Bey masalları derleyeceğim sana, kökler küstüreceğim toprağa renklensin diye ellerin.
Konuşacak ama birbirimizi anlamayacağız, sözlerim bazen hiçbir anlama gelmeyecek ve sen bunun için terk edeceksin beni.
Ellerin aklımdan hiç çıkmayacak.
Ben yalnız bunun için seveceğim seni.
Yorumlar
Yorum Gönder