Saçlarını okşuyorsa eğer bir kız,
Ona artık kimi sevdiği sorulmaz.
Haşin baş dönmelerin günahı yüklenmez avucunda biriktirdiği keşkelere.
Yüzünün hangi günün güneşine hasretle güldüğü sorusu, göğsündeki boşluğu hangi sesin doldurduğu sorusunu gücendirir.
Gücenmek, saçlarını lekeler bir kızın.
İnsanlıktan çıkmanın netameli bir suç olduğu, bir kızın derli toplu saçlarına küsmesinden çıkarılamaz diyenler, bir kızın gözünü hangi kayboluşlara diktiğinden habersiz ömür tüketir ellerde.
Saçlarını okşuyorsa eğer bir kız,
Bir tek buğulu cama daha takatinin kalmadığının resmidir yapıp ettikleri.
Anlamsız gülüşmeler, tıkız iç çekmeler, dantel dolu çekmeceler.
Anlamsız bir koşudur artık kızın üstündeki fistanda güller yeşertmesi,
Duvardaki saatin bozuk olduğunun farkına varmamışsa,
Saçlarını okşuyorsa eğer bir kız,
Dudakları hisli şarkıları öpüyorsa, süt sağılan bütün bakraçların kulpları bilir hangi vaktin süte renk vermediğini.
Yutkunan bir boğazın, hangi buluta sırnaşarak gölgelerde ihanetler tütsülediğini bilir bir genç kız.
Saçlarını okşuyorsa eğer bir kız,
Ona artık kimi sevdiği sorulmaz.
Aynada sorgucu gözlere verilecek bütün cevapların cesareti kabzolunmuştur.
Yorumlar
Yorum Gönder