Aidiyet duygusunu yitirince insan ne büyük bir boşluğa düşüyor. Ait olamamak. Yabancılaşmak. Öteki olmak. Kostümü çıkarıp, kıyafette karar kılmak. Kostüm kökeni itibariyle de bir bağlılığı beraberinde taşıyorken, kıyafet biricikliği, benzememeyi, herkesleşmemeyi sunuyor insana bir ödül gibi. Bir de çırılçıplak olanlar var. Ne kostüme ne de kıyafete mecâli kalmayıp, yalın ayak başı kabak dolaşmak zorunda olanlar. Kostümü atalı çok oldu. Kıyafeti de bir giyip bir çıkarıyorum şimdilik.
Tez için okumalara devam ediyorum. Bir süre sonra aynı insanın zihninden çıkmış şeyleri okumak bıkkınlık veriyor. Okumaların arasına başka alanlara dair bir şeyler koymaya mecburum. Roman, günlük, sabah uyandığımda içimde şevki varsa film...
Bursum yattığında Asaf Hâlet'in bütün yazılarını, (kitap tanıtımında söyleşilerin, konferanslarının vs. de yer aldığı bilgisini okuduğumu hatırlıyorum) bütün şiirlerini alsam iyi olur. Onur Ünlü'nün en sevdiği şair; Asaf Hâlet'miş. Bunca sıkılmışlığımın arasında belki nefes aldırır.
2019'un Ocak 12'sinde kitap hâlinde yazıları düzenleyip bitirmişim Cihânnümâ'yı. İlk kitap için ne isim ama! Yayınevi sahibi bu yaşta birinden böyle yazılar bla bla bla... şaşırdığını ifade etmişti. Epey konuşma faslı, basılacağına dair karar kılışımız, bana dair özel defterine aldığı notlar... İki yılı aştı ne ses var ne seda. Basılmadığı bugünden baktığımda çok iyi oldu diyorum. Neredeyse dün yazdığına bugün gülen biri için normal böyle düşünmem.
Düşündüklerimi aktarmak için birilerinin (en azından) aklımdakine yakın cümlelerini kaynak gösterme mecburiyeti o kadar saçma ki!
İngilizce çalışmaya devam ediyorum.
9.04.2021
Yorumlar
Yorum Gönder