''Bugün yirmi yaşında bulunan bir genç'' diyor İsmet ÖZEL, ÜÇ ZOR MESELE'sinde ''kollarını sıvayıp çok emek ve sabır isteyen işlere başlamazsa önündekiler gibi boşu boşuna yaşlanacaktır, hem şimdikilerin ihtiyarlayışlarından çok daha çabuk.
Eskiler Farsça'dan alınma bir kelime olarak hazine diyorlardı, gence...
Yazıları yazarken hep göz önünde bulundurmak istediğim bir husus vardı; günde bir kaç dakikasını ayırıp,bakalım bizim oğlan bugün ne yazmış ? kabilinden okuyan tanıdıklarımla zihnimin bir ucunu daima kemiren, kalbime; ancak röntgen çekildiğinde görülebilen ve topukta yitip giden dikiş iğnesi gibi acı veren şeyleri paylaşmak...
Düne,bugüne ve yarına dair, gök kubbede söylenmemiş hiçbir sözün kalmadığını bile bile en azından et tekraru ahsen velev kane yüz seksen(tekrar iyidir velev ki yüz seksen kere de olsa) düşüncesiyle zaten var olanı, görünür kılma çabasında olmak...
***
Benim bu yazıyı yazdığım süreçte her dört gençten bir tanesi işsizdir,ülkemde...
Geleceğe umutla/ümitle bakamamaktadır...
Yarın, karanlık; gökyüzü mor; bulutlar gridir onların gözlerinde...
Çalışan, evlenen, düzenlerini kuran arkadaşları bu zamanda olsa olsa büyük fetihlerin kendisine nasip olduğu muzaffer bir komutandır, onların tahâyyülünde...
Dindar olanları, dinledikleri ateşli vaizlerin :'' Dünya yeni bir Fâtih bekliyor, ey genç! gel artık, dünya seni bekliyor'' nidalarına artık inanmamaktadır...
Anne ve babalarının paralarıyla sokakta dolaşan bu dindar olanlar, hiçbir sadakayı kendi hesaplarına niyetle atamamaktadırlar.
Dindar olmayanların lânet okumaktan başka bir şey yaptıklarını düşünmemektedirler.
***
Lise yıllarımda, bir öğretmenin Ağaçkakan Woody edasıyla:
'' Çocuklar Ermenilere soykırım yaptık'' yavesini beynimize gagasının ucuyla ağaç gövdesi oyarcasına yerleştirmeye çalıştığını hatırlıyorum.''
Belki hala öğretmendir.
Hahha ! (ah Dostoyevski...) Belki o da ''Nobel'' alır !
Komisyon:
'' Sözlü sınava girmeye hak kazanamadınız'' diyor beylik bir ifadeyle,ayın bütün günlerinde, derslere de girse asgari ücret kadar dahi maaş alamayacak gence...
Çek kuyruğunu gitsin, sen bu vatanın has çocuğusun diye içten içe teselli ediyor kendini, yutarcasına okuduğu Osman Yüksel (Serdengeçti) kitaplarını , İsmet Özel'den bir şiir/şarkı dinleyerek onun denemeleriyle dertlendiğini hatırlıyor ve yüzlerce kitabının karşısına geçip sizleri niye okudum diye bir cevap alamayacağını bile bile sormadan edemiyor...
Hazine olarak görülen gençlere, ne hazin bir hal diye bakıyor artık insanlar...
Ve genç sormadan edemiyor, cüruf mu ulan bunlar!?
Yorumlar
Yorum Gönder