Arkası kaybolan yüzlere sarılı mavilikler, Hiç bilmediğim avuçlar, rengarenk avuçlar. Bir gözün hiç değmediği serinlik, Bir aynanın hiç yansımadığı güzelliğin peşisıra, Bıraktım ceketimi. Derrida'nın annesi ağrıyor. Can yanacaksa bir ölülük dünya kabında, İşte böyle yağsın Musa yağacaksa. Yanımda bir melek avaz avaz bağırıyor; Yazsın diyor, ne yazacaksa! İşte böyle doğsun Musa. İşte böyle ölsün tuzlu kuş gagaları, İşte böyle küssün öksürmemeye. İşte böyle. Kaçık battaniyelere sarınıp, Kösnülükten haya eden de sendin. Gönlü yaş olana hayır gelmeyen buluttan, Büyük harften korkan bilek de bendim. Anne neren ağrıyor? Annem ağrıyor. Annem ağlıyor. Gelecekse Musa şimdi gelsin. Elimde Hızır un ufak dağılıyor. Suda gezemem ben göğsümün sancısından dişlerim kanar. Hem... Yırtık sandaleti giyen de sensin, Çıkıp da hinlik bulduğun dağına, Düşüp bir kırışıklığın ağına, Çatlak topuklara yol soran da. Gözünü n'olur ayırma aynadan. Anne neren ağrıyor? Annem ağrıyor. Annem ağlıyor. Boğacaksa ...